Kalça kemiğinin başı ile yuvası arasındaki ilişkinin herhangi bir sebeple bozulması; kalça çıkığı olarak tanımlanmaktadır. Hastalık ülkemizde ortalama 1000 canlı doğumda 10 civarında görülmektedir (%1). Ülkemizde her yıl ortalama 150.000 canlı doğum olduğunu düşündüğümüzde; uygun şekilde tedavi edilmediği takdirde her yıl 15.000 potansiyel kalça çıkığı hastası olacağını istatistikler göstermektedir.

Genellikle sebebi bilinmemekle birlikte bazı risk faktörleri olduğunda hastalığın daha sık görüldüğü bilinmektedir;

Ailede kalça çıkığı öyküsü olması

İlk bebek ve kız bebek olması

Makat geliş şeklinde doğum öyküsü

Çoğul gebelikler (ikiz,üçüz,…)

Gebelikte suyun azalması

Doğum sonrasında kundaklama yapmak kalça çıkığı gelişimini arttırır ve kolaylaştırır.

Bunun yanı sıra boyunda eğrilik (tortikollis), ayakta eğrilik (metatarsus adduktus) hastalığı saptanan hastalarda da kalça çıkığı riski artmaktadır.

Risk faktörü olsun ya da olmasın yenidoğanlarda; 1. ayını doldurduktan sonra yani 30-60. günler arasında her bebeğe kalça ultrasonu yaptırmak gereklidir. Ultrason; ışın içermediğinden dolayı tamamen zararsızdır ve hiç bir riski yoktur. Deneyimli bir radyolog tarafından yapılan ultrasonda kalça ile ilgili bazı açılar ölçülür. Eğer normalden farklılık varsa kalça çıkığı tanısı konulur. 6 aylıktan küçük bebeklerde; bacakların özel bir pozisyonda tutulmasını sağlayan cihazlar ile var olan kalça çıkıklarının büyük bir kısmı düzeltilebilir.

 

Kalça çıkığı ile ilgili daha detaylı bilgiler için lütfen tıklayınız.

Op.Dr.Okyar Altaş

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı