Genellikle elde ve önkolda keskin bir cisim ile (bıçak, testere, motor, cam, metal,…) yaralanma sonrasında hareket kısıtlılığı ve ağrı ile kendini gösteren yaralanmalardır. İş kazaları, ev içi yaralanmalar, cama yumruk atma gibi durumlarda sıklıkla tendon kesileriyle karşılaşılmaktadır.

El bileğinden toplam 24 tendon 2 ana atardamar ve 3 ana sinir geçmektedir. Her birinin çok önemli bir görevi bulunur. Tendon yaralandığında beraberinde sinir ve damar yaralanmaları da görülebilir. Uygun şekilde tedavi edilmeyen hastalarda ileri dereceli sakatlıklar kaçınılmaz olacaktır.

Yaralanma olduğunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak doğru tedavinin uygun zamanda yapılması, iyileşme açısından çok önemlidir. Küçük bir kesi diyerek önemsenmeyen birçok gecikmiş olguda hem tendon hem sinir yaralanması olabileceği unutulmamalıdır.

Tendonun yaralandığı dışardan çıplak gözle görülebilir; kimi zaman da görülmeyebilir. Görülmediği durumlarda muayenede tendon yaralanması şüphesi varsa içeri açıp inceleme (eksplorasyon) gerekir.

Tendon yaralanması olmasına rağmen hareket kısıtlılığı olmayabilir. Tendonun %20’sinden fazlasının korunduğu durumlarda karşılaşılan bu durum (kısmi yırtık); iyi bir muayene ile ortaya konulur. Tendonun %50’sinden fazlasının yaralandığı durumda tedavisi ameliyattır. Ameliyat olmayan hastalarda kısmi yırtıklar tam yırtık hale gelebilir veya zamanla tendonun gücü zayıflayacağından dolayı güç kaybı ve hareket kısıtlılığı olur.

Ameliyatta yırtık olan tendon uçları bir araya getirilerek özel teknik ve özel iplerle dikilir.

Tendonun yaralandığı bölge, ek yaralanmaların (damar – sinir) olup olmaması, yaralanmadan sonraki başvuru süresi, cerrahın tecrübesi ve kullandığı teknik, ameliyat sonrası hastanın tedaviye uyumu, sigara kullanımı, iyi bir rehabilitasyon uygulaması başarıyı etkileyen faktörlerden sayılabilir.

Op.Dr.Okyar Altaş

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı